02
Tem

Yazılarıma geçici olarak ara verdim. Hepten bitirmedim halen yazdığım yazılar var ama boş vakitlerimde eklerim artık. Kusura bakmayın sayın okurlarım. Hepinizden şimdiden özür dilerim… Neyse KaraKalem Savaşları‘nda üçüncü hafta sonunda kazandım… Ve bu hafta Peri çizmece yaptık uyduruk. Bende gotik mi yoksa erotik mi bilmem =) böyle bi peri çizdim bakalım beğenecekmisiniz…

24
Haz

KaraKalem Savaşları için bu hafta efsanevi kuş uydurdum valla kendimi aşıyorum gibi =)

18
Haz

İlk hafta yenildim. Kabul =) Ama bu hafta alacam işte KaraKalem Savaşları için çizdiğim ikinci resim…

11
Haz

KaraKalem Savaşları adlı blogumuzda yaptığımız karakalem yarışı için çizdiğim resim. Bir arkadaşımla her hafta bir çizim belirleyip kendi çizimlerimizi yarıştırıyoruz. Umarım beğenirsiniz…

,

09
Haz

Bilmiyorum kaçınız bu diziyi takip ediyor. Bende sıkı takipçisi değilim fakat dün akşam bizimkiler izlerken dahil oldum. Öyle bir konu aktarıldıki seyircilere, içinde birazcık milli duygusu olan birisi oturur hüngür hüngür ağlar. Ben bile kendimi zor tuttum annemlerin yanında ağlamamak için… Anlatacak o kadar çok şey varki neresinden başlasam nasıl başlasam bilmiyorum. Zaten bi başlasam bitmez diye korkuyorum… Birliktelik, yardımseverlik, hoşgörü, adalet yani tamamına “Milli Duygu” dediğimiz ve bugünlerde yoksun olduğumuz şeyi anlatıyordu. İnsanların evleri tarlaları yakıldı, hayvanları telef edildi, dükkanları yağmalandı… Ve tüm bu olanlara rağmen bir anda birbirlerine sımsıkı bağlandılar. Asla çıkar amacı yoktu. Hani her durumda bile kendi çıkarlarını düşünen vefasız insanlar, ki ben onlara şerefsiz diyorum, bulmanız mümkün değil… Herkes kendi derdiyle uğraşmıyordu, ortak bir dert vardı ve insanlar bunun için koşuşturuyordu.

Sanırım sözü nereye getireceğimi düşünüyorsunuz. Asıl amacım diziyi göklere çıkarmak değil… Asıl amacım şu günlerde yoksun olduğumuz duyguları hatırlatmak. Bir düşünün… Hergün televizyonlarda görüyorsunuz, adam öldürme, tecavüz, intihar, hırsızlık, gasp, kundak, yangın, deprem, sel baskını, siyasi çatışmalar vs vs vs… Daha neler neler…

Kişi neden öldürülür ? İnsan neden tecavüz etsin ? Başkasına ait olanı neden çalsın ? Neden doğal felaketler sonrası birbirimize bağlanmaya çalışırız ? Siyasi kavramlar yüzünden kardeşim dediğin adamı reddetmek neden ?

İşte bu nedenler zinciri tek bir şeyin eksikliğinden kaynaklanıyor. “Milli Duygu”… Halbuki ne kadar güzel şeyler yaşıyoruz. Milli takımımız dünyada büyük bir başarı elde ettiğinde sokaklara çıkıp sırf sevincimizden hiç tanımadığımız insana sarılıp kardeşim deyip öpüyoruz, bir canımızı toprağa verdiğimizde hep beraber üzülüyoruz, tebessüm dolu olaylara beraber gülüyoruz… Peki bunların olması için illa bir tetikleyici mi lazım ? Hiç sanmıyorum… Geçtiğin sokaktaki insanlara selam versen, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etsen, üzüntüsünü derdini paylaşsan bu dünya daha da yaşanılası mutlu ve huzurlu bir yer olmaz mı ? Haberlerde o bunu öldürmüş yerine, Ahmet, Mehmet amcanın karşıya geçmesine yardım ettiyi izlesen için rahatlamaz mı ? Şu iki dudağımın arasında öyle cümleler varki inanın çıkmıyor… Anlatacak öylesine muhteşem şeyler varki hiç birini söyleyemiyorum. Anlattıklarım sadece vatanımızda değil tüm dünyada olsa daha mutlu olmaz mıyız ?